Duvarlara konuşuyordum , biliyordum ben. Farkındaydım. Saçmasapan acısını kaldırıp raflara susmadım konuştum yine de. Vazgeçtiğim, caydığım , içime kapandığım oldu. Ama an geldi yine devam etti. Ben duvarlara konuştum. Tutmadım içimde kalan cümleleri. Çünkü inandım. İnandım ki onlar beni bir gün duyacaklar. Bir gün cevap verecekler. İnanmasam yaşamayazdım.
İnandım inatla. Bir gün cevap vereceklerine inanarak. Verdiler de . Ama ..
Verdiler de n'oldu ? Gecikmiş bir cevap mıydı bu ? İnandığım şey oluyordu işte bak duvarlar bana konuşuyordu. Peki ben neden dinlemiyordum ? Şimdi duvar ben mi olmuştum ? Canım yanarken acımasızsınız dediğim duvarlar şimdi benim acımasızlığıma mı katlanıyordu. Gaddarlaşıyor muydum ben ? Dönüyordu dünya, geçiyordu zaman, değişiyordum ben haliyle. Bu derece ağır darbe ile geleceğini hissetmemiştim. Hissediyorum. O zamanlardaki halimi şimdi ile kıyaslıyorum. Hissizleşmek bir nevi. Canın yanmıyor eskisi gibi. Bir nevi ' aman be salla ' hadisesi.
Şimdi sen bir zamanların soğuk duvarı rolleri değiştiğimizi hissetmiyor musun ? Geliyorsun yanayakıla dinleyen yok seni yanıyor mu canın beni yaktığın gibi..

1 yorum:

Selindrella dedi ki...

Evet hissizleşiyorsun.. Canın yanmıyor eskisi gibi.. Şarkıda dediği gibi 'derler ki bir yerden sonra acımaz daha fazla'